İnternet Yaşamdır!

17 Nisan 2008 - Kıvanç Erten
Kategori: Makale, Web

Bugün geldiğimiz noktada İnternet kullanımında dünya ortalamasını yakalamış durumdayız. Yaklaşık 20 milyon İnternet kullanıcımız var. İnternet’e bağlı 2.5 milyon bilgisayar var. 150 bini yurt içinde, 700 bini yurt dışında Türkiye kaynaklı alan adı var.

Mustafa AKGÜL Bilkent Üniversitesi

Türkiye’de İnternet 15 yılını doldurdu. Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları önderliğinde, Türkiye İnternet, potansiyelini, sorunlarını kampüslerde, ticaret ve sanayi odalarında, okullar gibi pek çok yerde tartışıyor. Sanayi ötesi bir toplum biçimi olan Bilgi Toplumu‘na gidişin temel aracı İnternet’in ülkemizdeki durumunun kalın çizgilerle bir değerlendirmesi sunulmuştur.

İnsanlık sanayi devriminden daha köklü bir devrimi ve onun getirdiği yeni toplum biçimine yönelişin sancılarını yaşıyor. Tüm ülkeler farklı hız ve aşamada Bilgi Toplumu’na geçişin hazırlıklarını yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyonun üretilmesi, işlenmesi, saklanması, taşınması ve sunulmasında yaşanan devrimsel gelişmeler, tüm ekonomik yapıyı, yaşamın her boyutunu, mesleklerin yapısını, çalışma alışkanlıklarımızı değiştirmeye başlamıştır. Bilginin üretim faktörü olduğu; yani temel refah arttıran ve istihdam yaratan araç olduğu bir dünyaya doğru dolu dizgin gidiyoruz. Bu yeni dünyada, elimizdeki temel silah bilgi üçgenini oluşturan eğitim, araştırma ve inovasyon‘dur. Bir başka deyişle, Bilgi Toplumu’nun ‘bilgi’si, bilimsel ve teknolojik bilgi, know how, Ar-Ge, inovasyon, patent ve örtük bilgidir. Bu kapsamda İnternet, Bilgi Toplumu’nun taşıyıcısı ve ön modelidir; bir başka deyişle, Bilgi Toplumu’nun yolu İnternet’ten geçmektedir. Ülkemiz matbaa ve sanayi devrimini kaçırdı gelin hep birlikte Bilgi toplumu’nu kaçırmayalım!

Dünyada İnternet!

Dünyada 1.3 milyar İnternet kullanıcısı; İnternet bağlı 550 milyon bilgisayar, 158 milyon web, 150 milyon alan adı, 100 milyar sayfa, 100 milyon video, ve 60 milyon insanın kişisel webi ya da bloğu olduğunu düşünüyoruz. Tüm dünya, İnternet-bilgi toplumu bağlantısını fark etti; ülkelerinin Bilgi Toplumu’na geçişine yönelik ciddi çabalar içinde. İnsanlık tarihinde ilk defa bireysel gelişimin önü bu ölçüde açıldı. İnternet, sıradan insanlara kendini geliştirme, fikirlerini yayma konusunda her gün yeni olanaklar sunuyor. Kolay, ucuz ve hızlı İnternet ve bilgi teknolojileri, her bireye kendi matbaa, gazete, radyo ve TV’sini kurma hakkı tanıyor. Wiki, blog, RSS gibi yeni teknolojilerle insanlık, işbirliği ve dayanışma ile wikipedia, linux gibi temel ürünler; you tube, flicker, orkut, facebook, myspace gibi paylaşım ortamlarım geliştiriyor. Açık kaynak dünyası, internet üzerinden ayakta duruyor ve açık erişim, açık biyoloji, açık ders malzemeleri gibi tüm insanlığa yönelik girişimlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Kanımızca, internet ve temsil ettiği değişim ülkemiz için hayati önemdedir ve en az GAP ve Avrupa Birliği projeleri kadar ilgi gerektirmektedir. Bilgi Toplumu projesi, tüm toplumu kapsayan ve seferberlik anlayışıyla hayata geçmesi gereken bir konudur.

Türkiye ne durumda?

Bugün geldiğimiz noktada İnternet kullanımında dünya ortalamasını yakalamış durumdayız. Yaklaşık 20 milyon İnternet kullanıcımız var. İnternet’e bağlı 2.5 milyon bilgisayar var. 150 bini yurt içinde, 700 bini yurt dışında Türkiye kaynaklı alan adı var. 5 milyon ADSL kullanımda, 50 bin civarında kablodan internet kullanan var. Türkiye kaynaklı 26 milyon MSN hesabı var; bunun kabaca 8 milyon farklı kişiyi temsil ettiğini tahmin ediyoruz. Halkımızın yüzde 27’si, İnternet’i düzenli kullanıyor gözüküyor. Yüzde 3′ü denemiş ama devam etmemiş. Yüzde 70′i hayatında hiç İnternet kullanmamış, ama daha vahimi, yüzde 22’si İnternet’i duymamış bile; hiçbir fikri yok. Kadınlar özelinde yüzde 80 hiç internet kullanmamış; kırsal kesimde ise bu oran yüzde 90′a ulaşıyor. Bu, gidecek çok yolumuzun olduğunu gösteriyor.

Bardağın dolu tarafında, dünya ortalamasını yakaladığımız ve belli bir farkındalığın olduğu gerçeği yatmaktadır. Halkın büyük çoğunluğun bilmediği, “Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı” var, 4 bakan ve 6 STK’nin katıldığı İcra Kurulu, Bilim ve Teknolojiden Sorumlu Devlet Bakanı, başarılı UYAP, Polnet, SSK, Gümrük, VEDOP, NVI ve Sağlık projelerimiz var. KİEM’ler kuruluyor. E-devlet kapısı projesi var. Ar-Ge’ye çeşitli destekler var.

Bardağın boş tarafında, İnternet’in adını duymamış yüzde 22, İnternet’i hiç kullanamamış yüzde 70, hâlâ geniş banta bağlayamadığımız 14 bin 200 köy okulumuz var. Siyasal sahiplenme, Bilgi Toplumu’na geçişi yönetecek yapılarda dağınıklık, kafa karışıklığı, yönetişim ve bütünsellik sorunu var. Türkiye’yi Bilgi Toplumu’na taşıyacak dairede 12 kişiye karşılık, yasaklama dairesinde 40′a yakın kişi ve 93 kişilik kadro var. İnsan gücü açığımız var; öğretim üyesi açığı had safhada. Telekom sektöründe serbest ve tam rekabet içinde bir pazar olduğunu söylemek zor. Serbestleşmede epey geri kaldık; büyük oyuncuların dışının pazar payı hâlâ çok düşük.. yüzde 5 düzeyinde; hal-buki bu, Almanya’da yüzde 40′ın üstünde Serbestleşme ve 3G, Wimax, gibi yeni teknolojilerin Türkiye’ye girişinde hep çok geç kalıyoruz. Kablo TV altyapısı üzerinden telekom ve İnternet daha başlamadan, mahkemeye düştü; bekliyor. Telekom ve İnternetteki özel sektör pratik olarak kan ağlıyor. 2006′da hayata geçeceği ilan edilen e-devlet kapısı bu yılın sonunu bekliyor. Özel sektörü ve sivil toplumu içine alan yönetişim yapıları yok. Gelişmeleri gözden geçirecek, planları ona göre değiştirecek, halkın görüşlerini alacak yapılanmalar; örneğin yıllık Bilgi Toplumu Sempozyumu yok. İnternet’i araştıracak, topluma yol gösterecek, İnternet Araştırma Merkezleri yok.

Yasaklar Türkiye’ye zarar veriyor!

İnternet’ten korkan, çekinen bir felsefenin ortaya koyduğu 5651 No’lu yasa ve onun getirdiği ortam ülkemizde İnternet yasaklarını günlük vaka haline getirmiştir. Bu yasaklar, yasanın amacını aşarak, suçsuz komşuların anayasal hak olan iletişim özgürlüğünü engelleme noktasına gelmiştir; bir başka deyişle korkunç bir adaletsizlik yaratmaktadır. Bir gün bir hâkimimizin google’ı ve belki de tüm İnternet’i yasaklaması beni şaşırtmayacaktır.

Yapılan, bir kitap içindeki bir paragraf nedeniyle, o paragrafı kaldırmak, değiştirmek, karşı paragraf eklemek için hiçbir çaba harcamadan, hiçbir savunma almadan, bilirkişi görüşü alınmadan, tüm kütüphaneyi yasaklamaktır. Bir başka benzetmeyle, İstanbul’da, Kadıköy’de bir işhanındaki bir dükkân nedeniyle tüm İstanbul’daki dükkânlara yasak getirmek anlamına gelmektedir. Bu, büyük bir haksızlık ve adaletsizliktir. Teknik olarak, bir kitabı yasaklamak ya da bir dükkânı kapatmak mümkündür. Bunun yazılımları açık-kaynak ve ücretsiz olarak var. UYAP ve Bilgiye Erişim Yasası olan ülkemizin “yasaktır!” sayfasına, ilgili mahkeme kararına işaret eden bir URL’i eklenmesini biz yurttaşlar olarak istiyoruz.

Ülkemizin; bu tür çocukluk hastalıklarım hızla aşarak kalkınacağımıza, dünya ile bütünleşeceğimize, demokrasimizi geliştirmek için kullandığımız İnternet’imizi ağır aksak da olsa büyüteceğimize olan inancımızı belirtir, tüm halkımızı İnternet’e sahip çıkma, İnternet’i büyütme çabamıza ortak olmaya çağırıyoruz.

İnternet yaşamdır!

Cumhuriyet 15.04.2008

Yorumunuzu Yazınız

CAPTCHA image

 
Clicky Web Analytics Teknoloji Haberleri - Teknoloji Blog