'concept' için arama sonuçları


Oracle’a nasıl başlamalı?

11 Eylül 2008 - Teknoloji Haberleri
Kategori: Bilim ve Teknoloji Haberleri

Oracle 1978 yılında SQL(Structured Query Langugage) desteği olan pazardaki ilk ilişkisel veritabanı olarak ilk versiyonunu piyasa sürüyor. Akabinde Oracle özellikle içerdiği zengin hazır paket desteği ve günümüzde metalink üzerinden 7*24*365 hızlı ve kaliteli destek anlayışı ile bu pazarda rakiplerine göre daha önde oldu. Bugün Oracle içinde SQL ve kendi prosedür dili PL/SQL ile sahip olduğu Java veya C desteğine gerek kalmadan hemen hemen her ihtiyacı hızla ve kolaylıkla karşılayabiliyoruz.

PL/SQL Oracle için veri ulaşım katmanıdır, dışsal uygulamaların veritabanı ile performanslı ve özellikle ölçeklenebilir şeklide konuşabilmesi için olmazsa olmaz bir geliştirme dilidir. Sahip olduğu güçlü paketleme mantığı ile karmaşık veri modelleri güvenle dış uygulamaların müdahalelerinden korunmalıdır. JDBC gibi tüm veritabanları için standart olarak geliştirilmiş erişim yöntemlerinden PL/SQL’in en önemli
farkıı, Oracle veritabanının konuştuğu dil PL/SQL olduğundan okuma/yazma işlemlerinin benzer kaynak tablolar üzerinde yoğun olarak yapıldığı OLTP(Online transaction Processing) sistemlerinin başarımında gözlemlenir. Ayrıca ihtiyacımız veri olduğundan, bu şekilde farklı teknolojiler kullanan yeni uygulamalar geliştirmek mümkündür, konu teknoloji değil veridir, bundan 15 sene önce Cobol ile yazılan uygulamalar önce client-server ardından internet ile 3-tier şimdide Service Oriented Architecture altında gerçeklenmeye devam etmiştir. Bu değişimde sabit kalan veritabanıdır, çünkü uygulamalarınızın kalbi veri burda yaşar.

Sadece Oracle için değil, benzer ölcekte pazarda değerlendirilen kurumsal tüm veritabanları karmaşık yapılardır. Oracle veritabanı derine gidildikçe bir işletim sisteminden farksızdır, 10binlerce sayfa online belgesi bulunmaktadır, başlangıçta bu bilgi yoğunluğu insanı korkutabilir. Önemli olan tüm veritabanlarının birbirinden farklı olduğunu anlamaktır. Yazılan uygulamaların başarısı bu farklılıkları araştırarak öğrenmekte yatar. En basit anlamda SQL Server ile Oracle ‘in kilitleme mantıkları birbirinden tamamiyle farklıdır, Oracle ‘da okuyucular yazıcılardan “undo” yapısı sayesinde asla etkilenmezler, yazıcılar ise sadece aynı satır üzerinde değişiklik yapıyor olmaları durumunda satır bazında beklemeye neden olurlar. Birçok veritabanı sayfa veya tablo seviyesinde kilit koyduğundan ölçeklenebilir uygulamalar geliştirmek için doğru seçenekeler oluşturamazlar. Bence Oracle’in en güçlü olduğu yan budur, detaylı bilgi için lütfen Oracle’a başlangıç dökümanı Oracle® Database Concepts 10g Release 2 (10.2) http://download-uk.oracle.com/docs/cd/B19306_01/server.102/b14220/toc.htm 13 üncü kısım “Data Concurrency and Consistency” inceleyin.

Aşağıdaki bağlantılardan Oracle ile ilgili ücretsiz bir üyelik ile tüm bilgi kaynaklarına ulaşmak mümkündür.

- Tüm Oracle belgelerine versiyon bazında erişmek için; http://tahiti.oracle.com
- Ücretsiz Oracle Database 10g Express sürümü(yaklaşık 210MB, Windows veya Linux için); http://otn.oracle.com/xe
- Yine ücretsiz iki Oracle geliştirme ortamı; http://otn.oracle.com/sql-developer ve http://otn.oracle.com/jdev
- OTN, Oracle Teknoloji Ağı; http://otn.oracle.com
- OTN tartışma forumu; http://forums.oracle.com
- AskTom tartışma forumu; http://asktom.oracle.com
- ücretsiz üye olunan Oracle dergisi; http://www.oracle.com/oramag
- ücretsiz üye olunan Türk veritabanı yöneticileri ve uygulama geliştiricelerinin bilgi paylaşım grubu;
http://groups.yahoo.com/group/OracleTURK

Kapanışı çok saygı duyduğum ve son altı yıldır kitapları ile makalelerini zevkle okuduğum, uluslararası arenada en tanınmış Oracle veritabanı uzmanı Thomas Kyte ‘in cümleleri ile yapmak istiyorum; “Applications built on the databases, around the database, will succeed or fail based on how they use the database. When it comes to Oracle, high concurrency and consistency can be achieved and you can get it fast and correct every time.”

Herkese çalışmalarında başarılar ve kolaylıklar diliyorum )
Teşekkürler.

Kaynakça;

- Kahin Tarihi(History of Oracle)
http://tonguc.oracleturk.org/index.php/2006/03/21/kahin-tarihihistory-of-oracle/

- Application Express nasıl başlamalı?
http://tonguc.oracleturk.org/index.php/2006/05/05/apexe-oracle-application-express-formerly-htmldb-nasil-baslamali/

- Oracle son sürümünün Linux üzerinde kurulumu(Installing Oracle Database 10g Release 2 on Linux x86)
http://www.oracle.com/
Kaynak: http://www.gelecekonline.com/Yazilar.asp?goster=dos&id=579

Kaynak

Pininfarina Sintesi (Konsept)

9 Mayıs 2008 - Teknoloji Haberleri
Kategori: Otomotiv

Pininfarina Sintise

Pininfarina tasarım evi, kalemini nasıl kullanması gerektiğini kesinlikle iyi biliyor. Zaten İtalyan maestrolarının, Maserati GranTurismo ve Ferrari 599 GTB Fiorano gibi dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilen pek çok tasarımda imzaları var. Sintesi şu an için sadece bir konsept tasarım olsa da, tabiri caizse ‘çılgın’ bir otomobil. Kavisli hatları aerodinamik açılara sahip. Her biri tekerleklerin yanına konumlandırılmış dört set yakıt hücresiyle konvansiyonel ve bio yakıt kullanan otomobil, 240 km/s hıza çıkabiliyor. Ayrıca akıllı araç içi bilgisayar sistemine sahip olan Sintesi, bu sistem sayesinde sürücüyle ve çevrede benzer özelliklere sahip diğer araçlarla koordinasyon içinde çalışabiliyor.

Devamını oku…

Armari eXtreme Concept Prototype : Sıvı Nitrojen Soğutuculu Süper PC

16 Mart 2008 - Teknoloji Haberleri
Kategori: Donanım, Gündem, Ürün

Armari eXtreme Concept Prototype

Armari‘nin eXtreme Concept Prototype (XCP) yeni harika bir ürün ortaya çıkardı.Bu süper bilgisayarın parçalarının bazıları tasarım aşamasında 100 den fazla kez tasarlandı.Armani’nin uç noktalardaki süper bilgisayarı sıvı nitrojen, sıvı florkarbon ve termoelektrik soğutucu teknolojisi ile soğutuluyor.Bu şekilde Armari’ nin tasarladığı bu ürün hiç kesintisiz olarak 7/24 çalışabiliyor.

Devamını oku…

Bilişim Terimleri Sözlüğü

10 Mart 2008 - Teknoloji-Blog
Kategori: İpucu

Bilişim Terimleri Sözlüğü

3G: Daha geniş bir frekans bandından gerçekleştirdiği yüksek hızda veri transferi sayesinde, geniş bir multimedya içeriği sağlayan teknoloji.

802.11a: Uluslar arası Elektronik Mühendisleri Birliği tarafından belirlenen ve kablosuz bağlantılara getirilmiş olan bir standart.

A2DP (Gelişmiş Ses Dağıtım Profili): Bluetooth üzerinden müziklerin stereo olarak dinlenmesini sağlayan standart.

Active Notifications: Microsoft’un haberleri, e-postaları ve ajanda güncellemelerini gerçek zamanlı olarak algılanabilmesini sağlayan programı.

ActiveSync Yazılımı: Windows yüklü cihazları outlook ile senkronize etmek için kullanılması gereken program.

Ambilight: Ortam ışığını içeriğin keyfîni tam olarak çıkarabilmeniz için görüntü kalitesine uygun olarak yansıtan teknoloji.

ATI X1600 Grafik Kartı: iMac’ın yeni grafik kartı.

AVCHD: Yüksek etkiye sahip codee teknolojilerini kullanan, 1080i ve 720p sinyallerini kaydetmek için kullanılan bir HD dijital video kamera formatı.

AVRCP (A/V Remote Control Profile-A/V Uzaktan Kontrol Profili): Ses kontrolünü ya da bir sonraki şarkıya geçme ayarını kulaklık üzerinden yapmaya olanak tanıyan teknoloji.

Blu-Ray: Yeni nesil optik disk formatı.

Boot Camp: Intel tabanlı Mac’lerde Windows’dan boot etmeye olanak sağlayan uygulama.

Brightcapture: Yüzde 80 karanlık ortamda net ve parlak fotoğraf çekimi yapmanızı sağlayan teknoloji.

CCD (Charge Coupled Device): CCD kameranın ışığı alan kısmıdır. 3CCD, kameranın uçana renk olan kırmızı, yeşü ve mavi (RGB) İçin ayrı bir CCD göz özelliği olmasıdır. Gelen ışık üç ana renge ayrılır ve renkleri ayrı olarak ele aldığından; daha gerçekçi ve parlak görüntüler elde edilir.

CF kart (Compact Flash Card): Resim, müzik, ses ve yazı kaydetmenize olanak sağlayan kartlar.

Connect Four: Yuvarlak taşlan yan yana, üst üste yada çapraz şekilde dizerek dört tane aynı rengi bir araya getirmeye çalışarak oynanan oyun.

Connect Media DR+: Yeni Loewe Concept serisinin İçinde 160 GB’lık sabit kaydediciye sahip versiyonu.

CRT (Cathode Ray Tube): Uçlarında elektron çarptığı zaman parlamak üzere ayarlanmış fosfor tabakası bulunan, böylece ekranda görüntü oluşumunu sağlayan tüpler.

DAB (Digital Audio Broadcastİng): Avrupa’da (özellikle İngiltere) FM radyo sinyallerinin yerini alması beklenen bir standarttır. Bu yayın türü sayesinde, hem data hem de ses DAB uyumlu yazılımlar vasıtasıyla iletilebilmektedir.

DAC: CD’deki dijital verileri analog ses sinyallerine çeviren bir teknoloji.

Disc2phone: CD parçalarının, herhangi bir çevirme işlemi gerçekleştirmeden doğrudan telefonunuzda çalmasına imkan veren teknoloji.

DivX, XviD: DVD kalitesinde bilgisayarda film izlemenize olanak sağlayan bu format son dönemde gittikçe yaygınlaşmakta. Bu sistemi destekleyen DVD oynatıcılarda piyasalarda bulunabilir.

DLNA (Digital Living Network Alliance):

Ev içersindeki ağlarda kullanılan ve farklı firmalar tarafından üretilen elektronik cihazların bir standart dahilinde üretilip birbirlerine uyumlu hale getirilmesini amaçlayan birlik.

DLP (Digital Light Processing): Video görüntülerini - her biri bir piksele karşılık gelen, binlerce minik aynadan yansıtarak ışık kaynağı olarak kullanan projektör teknolojisi.

DMB (Digital Multimedia Broadcastİng): Avrupa’da (özellikle İngiltere) FM radyo sinyallerinin yerini alması beklenen bir standarttır. Bu yayın türü sayesinde, hem data hem de ses DAB uyumlu yazılımlar vasıtasıyla iletilebilmektedir.

Dolby Digital: 5.1 hoparlör sistemiyle bütün ses efektlerinin ve frekansların ayrı ayrı hoparlörlerden dağıtımı için Dolby firması tarafından geliştirilmiş ses sistemidir.

DRM (Digital Rights Management): Windows’un, seçmeli ve aboneliğe özel içerikleri bilgisayar, taşınabilir aygıt veya ağ aygıtlarında yürütmek üzere korumayı ve güvenle dağıtmayı olanaklı kılan esnek bir platform.

D-pad: Konsollarda kullanılan baş parmak oyunda sağa sola, aşağı yukarı ve diagonal hareket etmemizi sağlayan düğme.

DSLR: Dijital SLR makinelerin kısa adı.

DVD-RAM: Sabit disk teknolojisi benzeri bir teknoloji sayesinde üzerine ayrı bir yazılım kullanılmadan yazılan DVD’lere verilen genel ad. Kameralar ve yedekleme ünitelerinde rastlanıyor.

DVI (Digital Video Interface): DVD oynatıcı ve diğer HDTV elemanları gibi, bir video kaynağını HDTV ya da HDTV monitörüne bağlamak için kullanılan bir dijital arayüzdür.

DVI-D: Sadece dijital sinyalleri destekleyen DVI bağlantısı.

DVI-I: Hem analog hem dijital sinyalleri destekleyen DVI bağlantısı.

E-Ink: Elektronik mürekkep görüntüleme teknolojisi. Kağıttan okur gibi rahat okuma tecrübesiyle herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde bilgiye erişme olanağı sağlar.

EDGE: 2G ve 2.5G cep telefonlarının daha hızlı veri transferi yapmasını sağlayan bir tür kodlama sistemi.

EPG (Electronic Program Guide): Ekranda TV programını görebilmemizi sağlayan uyg.

Face Detection: Kompozisyondaki insan yüzleri üzerinde otomatik olarak netleme ve pozlama sağlayan teknoloji.

Face Index; Bütün gün yaptığınız video çekimleri içinde sürekli bir çekimin bir sahnesinde yer alan kişilerin görüntülerini aramayı kolaylaştıran teknoloji.

Firewire: Apple tarafından geliştirilen, bilgisayara ve çevre ürünleri bağlanmada kullanılan yüksek hızlı arayüz bağlantısı.

Flash Memory / Flash Hafıza: Bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan bilgi depolayan, silinip tekrar yazılabilen bir hafıza cinsi. Özellikle hafıza kartlarında ve USB flash disklerde kullanılır, fps: Saniye başına çekilen kare sayısı.

Freeview Tuner: Dijital karasal kanallara geçiş sağlayan alıcı.

GarageBand: Apple’ın her Mac’i bîr dijital stüdyoya dönüştürmesini sağlayacak yazılım.

GBA: Nintendo’nun oyun makinelerinde olan Game Boy Advance’in kısaltması.

GPRS: Cep telefonu şebekesi üzerinden veri transferine olanak sağlayan bir protokol. 3G ve 2.5 G’den önce en yaygın kullanılan sistemdir.

GPS (Global Positionning System): Global yer belirleme sisteminin kısa yazımı. Uydular aracılığıyla anlık yerinizi bulmanıza olanak sağlayan bir sistem.

H264: Eşit data/saniye koşullarında MPEGA’ün tam dört katı büyüklüğünde görüntü sağlayacak olan video formatı.

HDAVI: Bu kontrol sistemi kullanıcılara birden çok video ve ses çıkışını tek bir tuşla kontrol etme şansı verir.

HDMI: Yüksek çözünürlüklü medya arayüzü anlamına gelen ve HD yayınlarının taşınmasında kullanılan yeni kablo teknolojisi.

Hi-Def (High Definition): Standart resim görüntüleme teknolojilerinin çok üzerinde kalitede resimleri saklayabilme ve görüntüleme imkanı sunan teknoloji.

Hi-Fi (High-Fidelity ): Orijinal sesi ya da görüntüyü mümkün olan en az derecede bozarak yeniden oluşturan teknoloji.

Hi-MD: Disk kapasitesi 1 GB olan, Atrac3 Plus kodlama kullanan format

HSDPA (High Speed Downlink Packet Access-

Yüksek Hızlı Veri Pakedi İndirme İmkanı): Veri almadaki transfer hızını teoride 1 k.k mbit’e gkartan iletişim standardıdır. 3.5G olarak da anılır.

IQ (Intelligent Quality): Sony’nin yeni model DVD kaydedicilerinde kullandığı bu sistem görüntü ayarlarını ve diğer uygulamaları kendi yapay zekasıyla en uygun hale getirerek kullanmanızın önünü açıyor.

iLink: Sony’nin kendi kullandığı Firewire bazlı bağlantı sistemine verdiği isim.

Intel Core Duo: Intel’İn eski İşlemcilere göre iki kat güçlü fakat aynı boyutta olan işlemcisi.

IPTV: (Internet Protocol Television) Video sinyallerinin izleyicilere geniş bantlı ağ bağlantısı

üzerinden iletildiği sistem.

iSîght: Apple’ın piyasaya sürdüğü firewire kamera

JaguarSense: Otomobile binildikten sonra kapı kollarını gizleyen sensör sistemi.

LCD (Liquid Cyristal Display): Düz panel teknolojisinde likit kristaller iki cam tabaka arasında toplanır. Geçen elektrik akımı, küçük kristallerin ışığın geçmeyecek biçimde dizilmesini sağlar. Bu küçük likit kristallerin her biri bir pikseli yaratır ve görüntü oluşur.

LED: Light emmiting dîode’un kısaltması. Üzerinden akım geçerken ışık çıkaran diyot çeşidi.

LightScrİbe: Üzerinde özel kaplama olan CD ve DVD gibi optik ortamların üzerine lazerle şekiller çizebilen teknoloji.

Line girişi: Line level seviyesinde çalışan bir giriş türü.

Line level: Analog ses kaynakları arasında aktarılan ses sinyalinin gücünü belirten bir terim.

MAME (Multiple Arcade Machine Emulator):

2000 üzerinde antik arcade oyununu emule edebilen bir yazılım parçası.

Micro SD: Standart SD kartların dörtte biri boyutundaki ve şu an için dünyadaki en küçük hafıza kartı.

NXT: NXT Fiat Panel isimli bu teknoloji, hafif ve ince hoparlör üretmeye olanak tanır.

OnShare: Internet üzerinden dosya paylaşımına izin veren ücretsiz yazılım.

OLED: Organic Light Emitting Diode’un kısaltması. Kendisi ışık üreten, LCD panellere göre iki kat daha parlak, onlardan daha ucuz ve daha az enerji harcayan, çok ince tabakalar.

Overclock: Bir cpu’yu normalde çalışması gereken saat frekansı’ ndan daha yüksek saat frekansıyla çalıştırma işlemi.

P2P: İki veya daha fazla PC arasında veri kopyası oluşturmak için kullanılan program protokolü.

Perfect Touch teknolojisi: Fotoğrafların çekildiği andaki kadar canlı görünmesini sağlayan teknoloji.

PİM (Personal Information Manager): Outlook gibi ajanda işlevi gören yazılımlara verilen isim.

PIP (Picture In Picture): ‘Resim içinde resim’ özelliği ile aynı anda pek çok kanalda ne olduğunu izleyebilir. Daha düşük enerji tüketimi kullanıcılara çok daha uzun çalışma süresi sunar.

PictBridge: Uyumlu dijital fotoğraf makinesi ve yazıcı arasında usb üzerinden direkt baskı imkanı sağlayan standardın adı.

PictureProject: Fotoğraf makinelerinde görüntülerin işlenmesi, organizasyonu ve paylaşımı gibi konularda kullanıcıya yarar sağlayan teknoloji.

Plays For Sure: Microsoft’un online müzik mağazası’ servisinin genel udi. Üzerinde ‘plays for sure’ logosu taşıyan cihazlar bu servisten çekilen herhangi bir içeriği oynatabilir.

PRAM: Flaş bellekten 30 kat daha hızlı veri transferi yapabilen yeni bit çip türü.

Pixel Plus HD: En ince detaylara kadar gelişmiş görüntü kalitesi veren teknoloji.

PVR (Personal Video Recorder): Kişisel görüntü kaydedici.

Quadband: 850/900/1800/1900 MHz’lik GSM frekanslarında çalışan cep telefonları.

QVGA: 320×240 piksel çözünürlüğe sahip ekran.

Rave Party: Kullanılmayan hangar, tren istasyonu ve fabrika gibi yerlerde düzenlenen müzikli partiler.

RGB: Kırmızı, yeşil ve mavi renklerin ilk harflerinden oluşan bu kısaltma, görüntülerin renklere bölünerek taşınmasına olanak sağlar. Bu sistem genellikle klasik görüntü kablolarından çok daha İyi bir sonuç vermektedir.

PJ45:8 adet pini olan, bir çeşit arayüz kablosu ucu.

Role playing game: Oyuncuların oynadıkları karakterlerin rollerine bürünerek birleşik bir hikaye yarattıkları oyun türü.

RSI (Repeated Strain Injury): Çok mouse/ klavye kullanan veya çok yazı yazan insanlarda görülen hastalık. El ve bilekte sızı, uyuşma veya bu eylemlerin yapıldığı zamanlarda şiddetli ağrı başlıca semptomlarıdır.

SACD (Super Audio Compact Disc-Süper Ses Birleşik Diski): Yüksek kalitede ses depolama ortamı.

Santa Rosa platformu: İntel’in 9 Mayıs 2007′de piyasaya sürülen yeni Centrino platformu.

Sat-nav (Satellite Navigation): Uydu navigasyon sistemi. Uydudan gelen sinyaller sayesinde, küçük elektronik araçların koordinatları belirlenebilir.

Scart: Euroconnector ya da Peritei olarak da bilinir. Uydu alıcıları, televizyon setlerini ve diğer görsel ekipmanları bağlamak için Avrupa’da çok kullanılan 21 pin’li bir konnektördür.

SDHC (Secure Hard Disc Capacity): 32 GB’a kadar kapasite artırımına izin veren yeni nesil SD hafıza kartı.

Series 60: Seri 60, Nokia tarafından geliştirilmiş Smartphone yazılımı platformudur. Symbian kullanan telefonlara uyumlu bir platformdur.

SmartTouch: Yüz hatları algılama teknolojisi.

Smart State: Kumandayla kontrol ettiğiniz cihazların açık olup olmadığını algılayan teknoloji.

Solid-State Bellek: Sıradan sabit disklerin aksine hareketli parça bulundurmayan, yüksek başarımfı, tak ve çıkar depolama alanı.

Shuffle: Bir playlist’teki parçalan karışık olarak çalma özelliği.

SLI desteği: İki adet PCI Express ekran kartını aynı anda çalıştırabiliyor.

Splendid Video Intelligence: İnsan gözünü yormadan titreşimli görsel görünümler sağlamak için ince ayarlanmış resimler elde etmeyi sağlayan teknoloji.

SRS: TruSurround teknolojisi, ekstra hoparlör ve cihaz eklemeden, Dolby Surround, Digital 5.1, Dolby Pro Logic veya DTS gibi çoklu kanal formatlarının avantajını sunar. TruSurround; etrafınız hoparlörler ile çevrili izlenimini verir.

Subwoofer: Bas ses üretimi İçin sol ve sağ kanallardan beslenen düşük frekanslı hoparlördür.

Symbian: Psion, Nokia, Ericsson ve Motorola markalarının ortaklaşa kurduğu, farklı markalardan telefonların birbirleriyle uyumunu saplamak amacıyla onlara ortak işletim sistemi üreten firma.

Scratch: Plağı pikap üzerine hızla çevirerek değişik ses efektleri üretmek.

Stylus: Cep telefonlarının ya da avuçiçi bılgısayarların dokunmatik ekranlarını kullanmaya yarayan özei plastik çubuk.

TalkThrough: Kulaklıklarınızı çıkarmadan çevrenizdekilerle iletişim kurabilmenizi sağlayan özellik.

Time Slip: TV’den kayıt yaparken kayıt yaptığınız programın kaydedilmiş kısımlarını veya aynı disk üzerinde kaydedilmiş başka bir programı izlemenize imkan sunan teknoloji.

TMC: Trafik mesaj kanalı bilgileri.

TransFlash: TransFlash miniSD yapısına dayanan yeni nesil cep telefonları i çin geliştirilmiş ultra küçük s,bir üründür. TransFlash özellikle kişisel bilgilerin TransHcsr. destekli telefonlar arasında transferi için üretilmiştir.

Triband: 900/1800/1900 MHz’lik GSM frekanslarında çalışan cep telefonları.

Triport kulaklık: Kulak kepçelerini belirli frekanslarda havalandırarak İçindeki küçük kompakt hoparlörün etkisini artıran teknoloji.

Tuner: TV yayınlarının alması için cihazlara eklenen parçalara verilen genel ad. Bilgisayar ekranları tuner sahibi olmadığı için TV yayınlarını oynatamazlar.
UMD disk (Universal Media Disc): Sony’nin ürettiği 60 mm’lik 1.8 GB kapasiteli disk.

UMPC (Ultra-mobile PC): Microsoft, Intel ve Samsung tarafından geliştirilen, tablet PC’Ierden daha küçük, ultra portatif kişisel bilgisayarlar. Windows XP Tablet Edition kullanırlar.

USB (Universal Serial Bus): Son dönem elektronik cihazlarda bulunan bağlantı standartıdır.

VBR (Variable Bit Rate): Sesin bit değerini ayarlayan ve böylece daha az yer kaplayan

ama daha iyi ses kalitesine sahip ses dosyaları yaratmaya yarayan teknoloji.

WEP: Kablosuz ağlar için kullanılan bir güvenlik protokolü.

WMA: Windows medya oynatıcının ses dosyalarını sakladığı formata verilen ad.

WXGA: ‘Wide Extenden Graphics Array’in kısaltması. 16:9 çözünürlük destekleyen bir görüntü standardı.

VGA: VGA/SVGA girişli televizyonlar bilgisayar uyumlu dizayn edilmiştir. Bu girişler bir bilgisayardan sinyal kabul edebilir ve bilgisayar monitörünün görüntüleyebileceği resmi aynen gösterir.

VoIP (Voice over IP): Internet üzerinden telefon görüşmesi imkanı sağlayan teknoloji.

Wi-Fi: “Wireless Fidelity” kelimelerinin kısaltması olup kablosuz bağlılık veya kablosuz bağlantı anlamına gelir.

Widget: Düğme, açılır menü vs… gibi pencere bileşenlerine verilen isim.

Windows XP Tablet Edition: Tablet PC’Ierde kullanılan, dokunmatik ekran ve el yazısına uyumlu Windows işletim sistemi.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Uğur Şahin imzalı Chevrolet Corvette Z03 Concept

24 Şubat 2008 - Teknoloji Blog
Kategori: Otomotiv

Uğur Şahin imzalı Chevrolet Corvette Z03 Concept
Uğur Şahin imzalı Chevrolet Corvette Z03 Concept geçtiğimiz günlerde resmi web sitesinde yayınlandı. Tasarım olarak Z06′yı andıran Z03′de yoğun ölçüde Karbon-Fiber malzemeler kullanılmış. Böylece Z06′dan 50kg hafif hale getirilmiş.

Devamını oku…

Şimdiye kadarki en muhteşem eko-otomobil : Honda CR-Z Concept

18 Şubat 2008 - Teknoloji Haberleri
Kategori: Otomotiv, Video

Yeşil dev uyandı…

Siz ofisinizde bilgisayarın monitör ışıklarını kapatadurun.Honda yeşiller yarışında ipi göğüslemeye aday.Honda CR-Z Concept, hibrid bir otomobil.Düşük emisyon ve ekonomik çalışma prensibiyle benzin veya elektrikle gidebiliyor.

Devamını oku…

Audi’nin uzaktan kumandalı yeni otomobili

22 Ocak 2008 - Teknoloji Haberleri
Kategori: Otomotiv

Audi’nin 2008 yılıda A1 olarak piyasaya çıkıcak olan konsept otomobili benzersiz kumanda cihazıyla fark yaratıyor.

A1 Konsept

Kasım ayında Japonya’da düzenlenen 40. Tokyo otomobil fuarında görücüye çıkan Audi‘nin yeni konsept otomobili göz alıcı çizgilerinin yanı sıra, bir binek araçta ilk defa denenen ve aracın motorunun çalışmasından tutun, navigasyon, müzik ve telefonuna kadar her türlü elektronik özelliğini tek bir cihazla kontrol edilebilmesini sağlayan özel bir kumanda sistemiyle donatılmış.

Devamını oku…

 
Clicky Web Analytics Teknoloji Haberleri - Teknoloji Blog